sevindirmek

أُرِيدُ أَنْ أُسْعِدَهَا كَثِيرًا بِشِرَاءِ هَدِيَّةٍ جَمِيلَةٍ لَهَا، لِأَنَّهَا تَسْتَحِقُّ ذَلِكَ.

Ona güzel bir hediye alarak onu çok sevindirmek istiyorum, çünkü bunu hak ediyor.

إِنَّ الْحُصُولَ عَلَى نَتَائِجَ نَاجِحَةٍ لَا يُفْرِحُنِي فَحَسْبُ، بَلْ يُفْرِحُ عَائِلَتِي أَيْضًا كَثِيرًا.

Başarılı sonuçlar almak, sadece beni değil, ailemi de çok sevindirmektedir.

رُؤْيَتُهُ تُبْهِجُنِي دَائِمًا، لِأَنَّ طَاقَتَهُ عَالِيَةٌ جِدًّا.

Onu görmek beni her zaman çok sevindirmektedir, çünkü onun enerjisi çok yüksek.

İlişkili Kelimeler