صُنِعَ هَذَا الْفِيلْمُ لِيُشَاهَدَ فِي دُورِ السِّينَمَا.
Bu film, sinemalarda seyredilmek için yapıldı.
صُنِعَ هَذَا الْفِيلْمُ لِيُشَاهَدَ فِي دُورِ السِّينَمَا.
Bu film, sinemalarda seyredilmek için yapıldı.
يُعْرَضُ هَذَا الْعَمَلُ فِي مَعْرِضٍ فَنِّيٍّ لِيُرَى.
Bu eser, bir sanat galerisinde seyredilmek için sergileniyor.
تَمَّ تَنْظِيمُ هَذَا الْعَرْضِ لِيُتَفَرَّجَ عَلَيْهِ مِنْ قِبَلِ حَشْدٍ كَبِيرٍ.
Bu gösteri, büyük bir kalabalık tarafından seyredilmek için düzenlendi.