seyrelmek

عِنْدَمَا انْخَفَضَتْ شِدَّةُ الْمَطَرِ، بَدَأَتْ حَرَكَةُ الْمُرُورِ تَتَخَفَّفُ بِبُطْءٍ.

Yağmurun şiddeti azalınca trafik de yavaş yavaş seyrelmeye başladı.

قَلَّ عَدَدُ السَّيَّارَاتِ فِي الشَّارِعِ بَعْدَ الظُّهْرِ.

Öğleden sonra sokaktaki araba sayısı seyrelmeye başladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler