seyyar

يَقُومُ الْبَاعَةُ الْمُتَنَقِّلُونَ بِالْبَيْعِ فِي أَمَاكِنَ مُخْتَلِفَةٍ بِالْمَدِينَةِ.

Seyyar satıcılar, şehirdeki farklı yerlerde satış yaparlar.

يُمْكِنُ نَقْلُ هَذَا الْمُكَيِّفِ الْمَحْمُولِ إِلَى أَيِّ مَكَانٍ تُرِيدُهُ.

Bu seyyar klima, istediğiniz yere taşınabilir.

مَكْتَبَةٌ جَوَّالَةٌ تَنْقُلُ الْكُتُبَ إِلَى الْقُرَى.

Seyyar bir kütüphane, köylere kitap götürüyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler