هَذَا السُّلُوكُ لَيْسَ لَائِقًا بِكَ.
Bu davranış sana seza değil.
هَذَا السُّلُوكُ لَيْسَ لَائِقًا بِكَ.
Bu davranış sana seza değil.
هَذِهِ الْجَائِزَةُ هِيَ مُكَافَأَةٌ مُنَاسِبَةٌ لِنَجَاحِهِ.
Bu ödül, onun başarısına seza bir karşılıktır.
إِنَّهُ إِنْسَانٌ جَدِيرٌ بِكُلِّ الثَّنَاءِ.
O, her türlü övgüye seza bir insandır.