silkmek

أَخْرَجَتْ أُمِّي السَّجَّادَةَ إِلَى الشُّرْفَةِ لِتَنْفُضَهَا جَيِّدًا.

Annem halıyı balkonda iyice silkmek için dışarı çıkardı.

هَزُّ الشَّجَرَةِ تَسَبَّبَ فِي سُقُوطِ الثِّمَارِ.

Ağacı silkmek meyvelerin düşmesini sağladı.

İlişkili Kelimeler