sinemacı

يَقُومُ السِّينَمَائِيُّ الشَّهِيرُ بِالتَّصْوِيرِ فِي بُلْدَانٍ مُخْتَلِفَةٍ لِفِيلْمِهِ الْجَدِيدِ.

Ünlü sinemacı yeni filmi için farklı ülkelerde çekimler yapıyor.

حَقَّقَ الْمُخْرِجُ السِّينَمَائِيُّ الشَّابُّ نَجَاحًا كَبِيرًا بِفِيلْمِهِ الْأَوَّلِ.

Genç sinemacı, ilk filmiyle büyük bir başarı yakaladı.

وَاجَهَ مُنْتِجُ الْأَفْلَامِ صُعُوبَاتٍ كَبِيرَةً فِي عَمَلِيَّةِ إِنْتَاجِ الْفِيلْمِ.

Sinemacı, filmin yapım sürecinde büyük zorluklarla karşılaştı.

İlişkili Kelimeler