sini

رَتَّبَتْ أُمِّي الْمُعَجَّنَاتِ الَّتِي أَعَدَّتْهَا لِلضُّيُوفِ عَلَى صِينِيَّةٍ كَبِيرَةٍ.

Annem, misafirler için hazırladığı börekleri büyük bir siniye dizdi.

مِنْ تَقَالِيدِنَا أَنْ نَجْتَمِعَ حَوْلَ طَبَقٍ كَبِيرٍ فِي الْأَعْيَادِ وَنَتَنَاوَلَ الطَّعَامَ كَعَائِلَةٍ.

Bayramlarda büyük sini üzerinde toplanıp ailece yemek yemek geleneklerimizdendir.

İlişkili Kelimeler