ذَلِكَ الرَّجُلُ مَاكِرٌ جِدًّا، يَجِبُ أَلَّا تَثِقَ بِهِ.
O adam çok sinsi, ona güvenmemelisin.
ذَلِكَ الرَّجُلُ مَاكِرٌ جِدًّا، يَجِبُ أَلَّا تَثِقَ بِهِ.
O adam çok sinsi, ona güvenmemelisin.
حَاوَلَ خِدَاعَ الْجَمِيعِ بِخُطَّةٍ خَبِيثَةٍ.
Sinsi bir planla herkesi kandırmaya çalıştı.
لَا أَحَدَ يُحِبُّهُ بِسَبَبِ سُلُوكِيَّاتِهِ الْغَادِرَةِ.
Sinsi davranışları yüzünden kimse onu sevmiyor.
Ayrıca: مُتَسَلِّل
دَسَّاس