تَلَقَّيْنَا إِشَارَةً مِنَ الْأَرْصَادِ الْجَوِّيَّةِ بِأَنَّهَا سَتُمْطِرُ.
Hava durumundan yağmur yağacağına dair sinyal aldık.
تَلَقَّيْنَا إِشَارَةً مِنَ الْأَرْصَادِ الْجَوِّيَّةِ بِأَنَّهَا سَتُمْطِرُ.
Hava durumundan yağmur yağacağına dair sinyal aldık.
تَلَقَّيْتُ تَنْبِيهًا بِوُجُودِ مُشْكِلَةٍ فِي الْمَشْرُوعِ.
Projede bir sorun olduğuna dair sinyal aldım.
فَهِمْتُ تَلْمِيحًا مِنْ حَدِيثِهِ بِأَنَّهُ يُرِيدُ الْمُغَادَرَةَ.
Konuşmasından ayrılmak istediğine dair sinyal aldım.