sipariş almak

جَاءَ النَّادِلُ إِلَى طَاوِلَتِنَا لِيَأْخُذَ الطَّلَبَ.

Garson masamıza gelerek sipariş almak istedi.

تَلَقَّيْنَا عَدَدًا كَبِيرًا مِنَ الطَّلَبَاتِ مِنْ مَتْجَرِنَا عَبْرَ الْإِنْتَرْنِتِ.

Online mağazamızdan çok sayıda sipariş aldık.

نَحْنُ نَتَطَلَّعُ إِلَى قَبُولِ طَلَبَاتٍ مِنَ الْعُمَلَاءِ.

Müşterilerden sipariş almak için sabırsızlanıyoruz.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler