siperlik

حَاجِب — حَوَاجِب

كَانَ حَاجِبُ الْقُبَّعَةِ يَحْمِي عَيْنَيْهِ مِنَ الشَّمْسِ.

Şapkanın siperliği gözlerini güneşten koruyordu.

كَانَتْ وَاقِيَةُ الْخُوذَةِ تَحْمِي وَجْهَهُ مِنَ الصَّدَمَاتِ.

Kaskın siperliği yüzünü darbelere karşı korudu.

مِتْرَاس — مَتَارِيس

انْتَظَرَ الْجُنُودُ هُجُومَ الْعَدُوِّ خَلْفَ الْمَتَارِيسِ.

Askerler siperliklerin arkasında düşmanın saldırısını beklediler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler