sirayet

نَظَرًا لِسُرْعَةِ انْتِشَارِ الْمَرَضِ، تَأَثَّرَ الْكَثِيرُ مِنَ النَّاسِ.

Hastalığın sirayeti çok hızlı olduğu için birçok kişi etkilendi.

يَجِبُ مَنْعُ عَدْوَى هَذَا النَّوْعِ مِنَ الْأَمْرَاضِ.

Bu tür hastalıkların sirayeti önlenmelidir.

ازْدَادَ تَفَشِّي الْحَرِيقِ بِتَأْثِيرِ الرِّيَاحِ.

Yangının sirayeti rüzgarın etkisiyle daha da arttı.

İlişkili Kelimeler