siret

سِيرَة — سِيَر

كَانَتْ سِيرَتُهُ الْجَمِيلَةُ تُؤَثِّرُ فِي الْجَمِيعِ.

Onun güzel sireti, herkesi etkiliyordu.

خُلُق — أَخْلَاق

إِنَّ امْتِلَاكَ خُلُقٍ حَسَنٍ يَضْمَنُ الِاحْتِرَامَ فِي الْمُجْتَمَعِ.

İyi bir sirete sahip olmak, toplumda saygı görmeyi sağlar.

طَبِيعَة — طَبَائِع

كَانَ فِي طَبِيعَتِهِ الْأَمَانَةُ وَالْعَدْلُ.

Onun siretinde dürüstlük ve adalet vardı.

İlişkili Kelimeler