لَوَّمْتُ صَدِيقِي لِعَدَمِ إِخْبَارِي.
Arkadaşımın bana haber vermemesine sitem ettim.
لَوَّمْتُ صَدِيقِي لِعَدَمِ إِخْبَارِي.
Arkadaşımın bana haber vermemesine sitem ettim.
أَحْزَنَتْنِي كَلِمَاتُ وَالِدَتِي الْمَلِيئَةُ بِالْعِتَابِ.
Annemin sitem dolu sözleri beni üzdü.
أُؤَنِّبُ نَفْسِي عَلَى الْخَطَأِ الَّذِي ارْتَكَبْتُهُ.
Yaptığım hatadan dolayı kendime sitem ediyorum.
عَتْب، مُعَاتَبَة