sivilleşmek

تَرْغَبُ الْمُجْتَمَعَاتُ فِي التَّمَدُّنِ وَالْوُصُولِ إِلَى هَيْكَلٍ أَكْثَرَ تَطَوُّرًا بِمُرُورِ الْوَقْتِ.

Toplumlar zamanla sivilleşmek ve daha gelişmiş bir yapıya ulaşmak isterler.

بَعْدَ انْتِهَاءِ النِّظَامِ الْعَسْكَرِيِّ، بَدَأَتِ الْبِلَادُ فِي التَّحَوُّلِ إِلَى الْمَدَنِيَّةِ بِسُرْعَةٍ.

Askeri rejim sona erdikten sonra ülke hızla sivilleşmeye başladı.

İlişkili Kelimeler