soğuk

الطَّقْسُ بَارِدٌ جِدًّا الْيَوْمَ، يَجِبُ أَنْ نَرْتَدِيَ مَلَابِسَ سَمِيكَةً.

Hava bugün çok soğuk, kalın giyinmeliyiz.

أَشْعُرُ بِالْبَرْدِ الشَّدِيدِ الْيَوْمَ بِسَبَبِ انْخِفَاضِ دَرَجَةِ الْحَرَارَةِ.

Hava sıcaklığının düşmesi nedeniyle bugün çok soğuk hissediyorum.

كَانَ الْمُوَظَّفُ غَيْرَ وَدُودٍ مَعَ الزَّبَائِنِ.

Görevli müşterilere karşı soğuktu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler