soğurulmak

تَصِلُ أَشِعَّةُ الشَّمْسِ إِلَى سَطْحِ الْأَرْضِ عَنْ طَرِيقِ الِامْتِصَاصِ فِي الْغِلَافِ الْجَوِّيِّ وَتُدَفِّئُ الْعَالَمَ.

Güneş ışınları atmosferde soğurulmak suretiyle yeryüzüne ulaşır ve dünyayı ısıtır.

يَتِمُّ تَنْظِيمُ الْمَعْلُومَاتِ الْجَدِيدَةِ مِنْ خِلَالِ رَبْطِهَا بِالْمَعْرِفَةِ الْحَالِيَّةِ لِكَيْ يَتِمَّ اسْتِيعَابُهَا وَتَذَكُّرُهَا بِسُهُولَةٍ أَكْبَرَ.

Yeni bilgiler, mevcut bilgi birikimiyle ilişkilendirilerek daha kolay soğurulmak ve hatırlanmak için düzenlenir.

İlişkili Kelimeler