التَّحَدُّثُ مَعَ أَصْدِقَائِي أَثْنَاءَ شُرْبِ القَهْوَةِ يُسَاعِدُنِي عَلَى التَّخَلُّصِ مِنْ ضُغُوطِ اليَوْمِ.
Arkadaşlarımla kahve içerken sohbet etmek, günün stresini atmama yardımcı oluyor.
التَّحَدُّثُ مَعَ أَصْدِقَائِي أَثْنَاءَ شُرْبِ القَهْوَةِ يُسَاعِدُنِي عَلَى التَّخَلُّصِ مِنْ ضُغُوطِ اليَوْمِ.
Arkadaşlarımla kahve içerken sohbet etmek, günün stresini atmama yardımcı oluyor.
بَعْدَ الْعَشَاءِ، جَلَسْنَا مَعَ عَائِلَتِي وَدَرْدَشْنَا قَلِيلًا، كَانَ ذَلِكَ مُمْتِعًا لِلْغَايَةِ.
Akşam yemeğinden sonra ailemle birlikte oturup biraz sohbet ettik, çok keyifliydi.
إِنَّ تَبَادُلَ أَطْرَافِ الْحَدِيثِ مَعَ أَشْخَاصٍ الْتَقَيْتُ بِهِمْ حَدِيثًا يُسَاعِدُنِي عَلَى فَهْمِ ثَقَافَاتٍ مُخْتَلِفَةٍ.
Yeni tanıştığım insanlarla sohbet etmek, farklı kültürleri anlamama yardımcı oluyor.
تَحَادَثَ، اِسْتَأْنَسَ، دَرْدَشَ مَعَهُ، تَآنَسَ