solucan

رَأَيْتُ الْعَدِيدَ مِنَ الدِّيدَانِ فِي الْحَدِيقَةِ، التُّرْبَةُ خَصْبَةٌ لِلْغَايَةِ.

Bahçede birçok solucan gördüm, toprak çok verimli.

دُود — دِيدَان

تُسَاعِدُ الدِّيدَانُ فِي تَهْوِيَةِ التُّرْبَةِ وَجَعْلِهَا أَكْثَرَ خُصُوبَةً.

Solucanlar toprağı havalandırmaya ve daha verimli hale getirmeye yardımcı olur.

أَصَابَ جِهَازَ الْكُمْبْيُوتَرِ الْخَاصَّ بِي فَيْرُوسٌ، وَتَضَرَّرَتْ جَمِيعُ مِلَفَّاتِي.

Bilgisayarıma solucan bulaşmış, tüm dosyalarım zarar gördü.

Ayrıca: دُودَةُ أَرْضٍ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler