نَفَس — أَنْفَاس
بَعْدَ الرَّكْضِ، انْقَطَعَ نَفَسِي، يَجِبُ أَنْ أَرْتَاحَ قَلِيلًا.
Koştuktan sonra soluğum kesildi, biraz dinlenmeliyim.
بَعْدَ الرَّكْضِ، انْقَطَعَ نَفَسِي، يَجِبُ أَنْ أَرْتَاحَ قَلِيلًا.
Koştuktan sonra soluğum kesildi, biraz dinlenmeliyim.
حَاوَلَ أَنْ يَهْدَأَ بِالتَّنَفُّسِ بِعُمْقٍ.
Derin bir soluk alarak sakinleşmeye çalıştı.
لَوْنُ هَذَا الْقَمِيصِ بَاهِتٌ بَعْدَ الْغَسْلِ.
Bu gömleğin rengi yıkandıktan sonra soluk.
أَصْفَر، خَافِت، مُصْفَرّ، شَهْقَة، زَفْرَة، هَافِت، كَمُود