somurtmak

بَدَأَ الْجَمِيعُ يَتَجَهَّمُونَ بَعْدَ انْتِقَادِ الْمُدِيرِ.

Patronun eleştirisi üzerine herkes somurtmaya başladı.

تَعَبَّسَ الْوَلَدُ عِنْدَمَا لَمْ يُعْجِبْهُ الْهَدِيَّةُ.

Hediye beğenilmeyince çocuk somurttu.

لَا تَعْبِسْ كَثِيرًا، اِسْتَمْتِعْ بِالْحَيَاةِ.

O kadar somurtma, hayatın tadını çıkar.

Ayrıca: تَقَطَّبَ، اِكْفَهَرَّ

İlişkili Kelimeler