sorgu

أَخْضَعَتِ الشُّرْطَةُ الْمُشْتَبَهَ بِهِ لِاسْتِجْوَابٍ طَوِيلٍ.

Polis, şüpheliyi uzun bir sorguya çekti.

سَيَتِمُّ اسْتِنْطَاقُ الْمُتَّهَمِ غَدًا.

Sanığın sorgusu yarın yapılacak.

بَدَأَ تَحْقِيقٌ فِي الْحَادِثِ.

Olayla ilgili bir sorgu başlatıldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler