كَانَتِ الشُّرْطَةُ تَنْتَظِرُ الْمُحَقِّقِينَ فِي مَسْرَحِ الْجَرِيمَةِ لِأَنَّهُمْ كَانُوا بِحَاجَةٍ إِلَى فَحْصِ الْأَدِلَّةِ.
Polis, olay yerindeki soruşturmacıları bekliyordu, çünkü delilleri incelemeleri gerekiyordu.
كَانَتِ الشُّرْطَةُ تَنْتَظِرُ الْمُحَقِّقِينَ فِي مَسْرَحِ الْجَرِيمَةِ لِأَنَّهُمْ كَانُوا بِحَاجَةٍ إِلَى فَحْصِ الْأَدِلَّةِ.
Polis, olay yerindeki soruşturmacıları bekliyordu, çünkü delilleri incelemeleri gerekiyordu.
لَقَدْ تَمَّ تَعْيِينِي كَمُسْتَقْصٍي فِي هٰذِهِ القَضِيَّةِ وَسَأَبْذُلُ قُصَارَى جُهْدِي لِلْكَشْفِ عَنِ الحَقِيقَةِ.
Bu davada soruşturmacı olarak görevlendirildim ve gerçeği ortaya çıkarmak için elimden geleni yapacağım.
إِنَّهُ يَعْمَلُ كَبَاحِثٍ رَئِيسِيٍّ فِي قَضِيَّةِ الْقَتْلِ وَهُوَ ذُو خِبْرَةٍ كَبِيرَةٍ.
O, cinayet davasında baş soruşturmacı olarak görev yapıyor ve çok tecrübeli.
بَحَّاث، مُسْتَنْطِق