لِكُلِّ فَرْدٍ مَسْؤُولِيَّاتٌ تِجَاهَ الْمُجْتَمَعِ.
Her bireyin topluma karşı sorumlulukları vardır.
لِكُلِّ فَرْدٍ مَسْؤُولِيَّاتٌ تِجَاهَ الْمُجْتَمَعِ.
Her bireyin topluma karşı sorumlulukları vardır.
تَحَمَّلَتْ عِبْءَ تَرْبِيَةِ الْأَطْفَالِ بِمُفْرَدِهَا بَعْدَ وَفَاةِ زَوْجِهَا.
Kocasının ölümünden sonra çocukları tek başına büyütme sorumluluğunu üstlendi.
تَتَطَلَّبُ هَذِهِ الْمُهِمَّةُ الْتِزَاماً كَبِيراً.
Bu görev, büyük bir sorumluluk gerektiriyor.
Ayrıca: تَبِعَة
ذِمَّة، مُسَاءَلَة، عُهْدَة