soylu

كَانَ لِلنُّبَلَاءِ دَوْرٌ مُهِمٌّ فِي الْمُجْتَمَعِ فِي الْمَاضِي.

Soylular, geçmişte toplumda önemli bir role sahipti.

يَنْتَمِي هَذَا الرَّجُلُ إِلَى عَائِلَةٍ شَرِيفَةٍ ذَاتِ تَارِيخٍ طَوِيلٍ.

Bu adam, uzun bir tarihe sahip soylu bir aileye mensuptur.

عَادَةً مَا يَعِيشُ الْأَرِسْتُقْرَاطِيُّونَ فِي قُصُورٍ كَبِيرَةٍ.

Soylular genellikle büyük malikanelerde yaşarlardı.

Ayrıca: أَصِيل

İlişkili Kelimeler