بَدَأَتِ الْمَبَانِي فِي هَذَا الْحَيِّ تَتَحَسَّنُ بَعْدَ تَرْمِيمِهَا.
Bu mahalledeki binalar restore edildikten sonra soylulaşmaya başladı.
بَدَأَتِ الْمَبَانِي فِي هَذَا الْحَيِّ تَتَحَسَّنُ بَعْدَ تَرْمِيمِهَا.
Bu mahalledeki binalar restore edildikten sonra soylulaşmaya başladı.
يَتَطَوَّرُ مَرْكَزُ الْمَدِينَةِ بِسُرْعَةٍ مَعَ الْمَشَارِيعِ الْجَدِيدَةِ.
Şehir merkezi, yeni projelerle hızla soylulaşıyor.
الْأَحْيَاءُ الْقَدِيمَةُ تَتَجَدَّدُ وَتُصْبِحُ أَكْثَرَ مُلَاءَمَةً لِلْعَيْشِ.
Eski semtler, soylulaşarak daha yaşanabilir hale geliyor.
Ayrıca: أَصْبَحَ أَكْثَرَ رُقِيًّا