soyut

المَعْنَى فِي هَذِهِ الصُّورَةِ مُجَرَّدٌ جِدًّا، كُلُّ شَخْصٍ يَفْهَمُ شَيْئًا مُخْتَلِفًا.

Bu resimdeki anlam çok soyut, herkes farklı bir şey anlıyor.

الْحُبُّ هُوَ شُعُورٌ مَعْنَوِيٌّ لَا يُمْكِنُ لَمْسُهُ أَوْ رُؤْيَتُهُ.

Aşk, dokunulamayan veya görülemeyen soyut bir duygudur.

الْفَنُّ التَّجْرِيدِيُّ يُثِيرُ الْكَثِيرَ مِنَ الْجَدَلِ بَيْنَ النُّقَّادِ وَالْجُمْهُورِ.

Soyut sanat, eleştirmenler ve halk arasında çok fazla tartışmaya yol açıyor.

Ayrıca: غَيْرُ مَلْمُوسٍ، اِسْتِنْبَاطِيّ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler