stresli

أَخَذْتُ حَمَّامًا دَافِئًا لِلِاسْتِرْخَاءِ بَعْدَ يَوْمٍ مُتَوَتِّرٍ.

Stresli bir günün ardından rahatlamak için sıcak bir duş aldım.

العَمَلُ فِي بِيئَةِ العَمَلِ المُجْهِدَةِ هَذِهِ يُؤَثِّرُ سَلْبًا عَلَى صِحَّتِي.

Bu stresli iş ortamında çalışmak, sağlığımı olumsuz etkiliyor.

أَمُرُّ بِفَتْرَةٍ مُرْهِقَةٍ، لِذَلِكَ أَحْتَاجُ إِلَى بَعْضِ الرَّاحَةِ.

Stresli bir dönemden geçiyorum, bu yüzden biraz dinlenmeye ihtiyacım var.

Eşdizimler