sucuklu

أُحِبُّ أَكْلَ الْبَيْضِ بِالسُّجُقِ عَلَى الْإِفْطَارِ.

Kahvaltıda sucuklu yumurta yemeyi çok severim.

طَلَبْنَا فَطِيرَةً مَحْشُوَّةً بِالسُّجُقِ طَازَجَةً مِنَ الْفُرْنِ.

Fırından yeni çıkmış sucuklu pide sipariş ettik.

يُعْتَبَرُ التُّوسْتُ الْمُضَافُ إِلَيْهِ سُجُقٌ وَجْبَةً خَفِيفَةً شَائِعَةً بَيْنَ الطُّلَّابِ.

Sucuklu tost, öğrenciler arasında popüler bir atıştırmalıktır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler