sudan

مَعْرِفَتُهُ بِهَذَا الْمَوْضُوعِ سَطْحِيَّةٌ لِلْغَايَةِ وَلَيْسَتْ مُتَعَمِّقَةً.

Onun bu konudaki bilgisi çok sudan, derinlemesine değil.

الْأَعْذَارُ الَّتِي قَدَّمَهَا غَيْرُ مُقْنِعَةٍ لِلْغَايَةِ، وَلَمْ تُقْنِعْ أَحَداً.

Söylediği bahaneler çok sudan, kimseyi inandırmadı.

لَا يَسْتَحِقُّ الشِّجَارُ بِسَبَبِ سَبَبٍ تَافِهٍ كَهَذَا.

Bu kadar sudan bir sebeple kavga etmeye değmez.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler