suistimal

بَدَأَ تَحْقِيقٌ بِحَقِّ الْمُوَظَّفِ الَّذِي أَسَاءَ اسْتِخْدَامَ سُلْطَتِهِ.

Yetkisini suistimal eden memur hakkında soruşturma başlatıldı.

تَسْتَغِلُّ الشَّرِكَةُ يَأْسَ الْعُمَّالِ وَتُعْطِيهِمْ أُجُورًا مُنْخَفِضَةً.

Şirket, işçilerin çaresizliğini suistimal ederek düşük ücret veriyor.

Eşdizimler