sukut

تَسَبَّبَ سُقُوطُ الْحُكُومَةِ فِي فَوْضَى كَبِيرَةٍ فِي الْبِلَادِ.

Hükümetin sukutu, ülkede büyük bir karışıklığa neden oldu.

زَادَ الِانْحِدَارُ فِي الِاقْتِصَادِ مِنَ الْبَطَالَةِ.

Ekonomideki sukut, işsizliği artırdı.

İlişkili Kelimeler