susuzluk

إِحْدَى أَكْبَرِ الْمَشَاكِلِ فِي الصَّيْفِ هِيَ الْعَطَشُ، يَجِبُ أَنْ نَشْرَبَ الْكَثِيرَ مِنَ الْمَاءِ.

Yazın en büyük sorunlarından biri susuzluktur, bol su içmeliyiz.

كَانَ الظَّمَأُ الَّذِي شَعَرْتُ بِهِ بَعْدَ رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ لَا يُطَاقُ.

Uzun bir yolculuktan sonra hissettiğim susuzluk dayanılmazdı.

أَثَّرَ الْجَفَافُ الَّذِي تَشْهَدُهُ هَذِهِ الْمِنْطَقَةُ سَلْبًا عَلَى الزِّرَاعَةِ.

Bu bölgede yaşanan susuzluk, tarımı olumsuz etkiledi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler