لم يتبق أي ماء في حساء القدر، والتصق القاع.
Tenceredeki çorbanın suyu seli kalmadı, dibi tuttu.
لم يتبق أي ماء في حساء القدر، والتصق القاع.
Tenceredeki çorbanın suyu seli kalmadı, dibi tuttu.
لم يتبق أي ماء في الطعام الذي يغلي لفترة طويلة، فقط الجزء الصلب بقي.
Uzun süre kaynayan yemeğin suyu seli kalmadı, sadece katı kısmı kaldı.