tökezlemek

تَعَثَّرْتُ بِحَجَرٍ أَثْنَاءَ الْمَشْيِ فِي الطَّرِيقِ وَكِدْتُ أَسْقُطُ.

Yolda yürürken bir taşa takılıp neredeyse tökezledim.

تَلَعْثَمَ الْمُتَحَدِّثُ عِدَّةَ مَرَّاتٍ بِسَبَبِ الْإِثَارَةِ.

Konuşmacı, heyecandan dolayı birkaç kez tökezledi.

İlişkili Kelimeler