tör

أَجْلَسْنَا ضُيُوفَنَا فِي صَدْرِ الْمَجْلِسِ، وَهُوَ أَجْمَلُ زَاوِيَةٍ فِي الْمَنْزِلِ.

Misafirlerimizi evin en güzel köşesi olan töre oturttuk.

عِنْدَمَا كُنْتُ أُرَتِّبُ الْغُرْفَةَ، وَضَعْتُ أَثْمَنَ الْأَشْيَاءِ فِي أَعْلَى الْمَكَانِ.

Odayı düzenlerken en değerli eşyaları töre yerleştirdim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler