tükenmek

نَفِدَتْ أَمْوَالُنَا خِلَالَ الْعُطْلَةِ وَاضْطُرِرْنَا لِلْعَوْدَةِ إِلَى الْمَنْزِلِ.

Paramız tatildeyken tükendi ve eve dönmek zorunda kaldık.

انْتَهَى صَبْرِي لِأَنَّنِي لَمْ أَعُدْ أَسْتَطِيعُ تَحَمُّلَ الْمَزِيدِ مِنْ هَذَا الْقَدْرِ مِنْ عَدَمِ الِاحْتِرَامِ.

Sabrım bu kadar saygısızlığa daha fazla tahammül edemeyeceğim için tükendi.

اسْتَنْفَدَ هَذَا الْمَشْرُوعُ الطَّوِيلُ وَالصَّعْبُ كُلَّ طَاقَتِنَا.

Bu uzun ve zorlu proje tüm enerjimizi tüketti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler