tünel

نَفَق — أَنْفَاق

مَرَّ الْقِطَارُ عَبْرَ نَفَقٍ طَوِيلٍ يَخْتَرِقُ الْجِبَالَ.

Tren, dağların içinden geçen uzun bir tünelden geçti.

سِرْدَاب — سَرَادِيب

يُمْكِنُ الْعُثُورُ عَلَى سَرَادِيبَ سِرِّيَّةٍ فِي الْمُدُنِ الْقَدِيمَةِ.

Eski şehirlerde gizli tüneller bulunabilir.

يَقُومُ عُمَّالُ الْبِنَاءِ بِبِنَاءِ مَمَرٍّ جَدِيدٍ تَحْتَ الْأَرْضِ.

İnşaat işçileri yeni bir tünel inşa ediyorlar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler