tütsülenmek

فِي الْمَنَازِلِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتِ الْأَلْوَاحُ تُبَخَّرُ لِحِمَايَتِهَا مِنَ الْحَشَرَاتِ.

Eski evlerde tahtalar, böceklerden korunmak için tütsülenirdi.

يَتِمُّ تَدْخِينُ الأَسْمَاكِ لِجَعْلِهَا تَدُومُ لِفَتْرَةٍ أَطْوَلَ.

Balıklar, daha uzun süre dayanmaları için tütsülenirler.

كَانَتِ الْمَلَابِسُ تُعَطَّرُ بِالْبَخُورِ لِتَفُوحَ مِنْهَا رَائِحَةٌ طَيِّبَةٌ.

Giysiler, güzel kokmaları için tütsülenirlerdi.

İlişkili Kelimeler