يُمْكِنُكَ الحُصُولُ عَلَى جِسْمٍ أَقْوَى بِمُمَارَسَةِ الرِّيَاضَةِ.
Spor yaparak daha tüvana bir vücuda sahip olabilirsin.
يُمْكِنُكَ الحُصُولُ عَلَى جِسْمٍ أَقْوَى بِمُمَارَسَةِ الرِّيَاضَةِ.
Spor yaparak daha tüvana bir vücuda sahip olabilirsin.
بَعْدَ الرَّاحَةِ، بَدَأَ العَمَلَ بِنَشَاطٍ.
Dinlendikten sonra tüvana bir şekilde işe koyuldu.
المَشْيُ فِي الطَّبِيعَةِ يَجْعَلُ الإِنْسَانَ يَشْعُرُ بِالحَيَوِيَّةِ.
Doğada yürüyüş yapmak, insanı tüvana hissettirir.