تُغَطَّى بَشَرَةُ الأَطْفَالِ بِطَبَقَةٍ رَقِيقَةٍ مِنَ الزَّغَبِ.
Bebeklerin teni, ince bir tüy tabakasıyla kaplıdır.
تُغَطَّى بَشَرَةُ الأَطْفَالِ بِطَبَقَةٍ رَقِيقَةٍ مِنَ الزَّغَبِ.
Bebeklerin teni, ince bir tüy tabakasıyla kaplıdır.
تَطَايَرَ الرِّيشُ فِي الْهَوَاءِ عِنْدَمَا فَتَحْتُ نَافِذَةَ الْغُرْفَةِ.
Odanın penceresini açtığımda tüyler havada uçuştu.
وَبَر، فَرْو، خَمْل، خَمْلَة