tüysüz

عَادَةً مَا يَكُونُ جِلْدُ الْأَطْفَالِ أَمْلَسًا وَنَاعِمًا جِدًّا.

Bebeklerin cildi genellikle çok tüysüz ve yumuşaktır.

بَعْضُ سُلَالَاتِ الْكِلَابِ غَيْرُ مُشْعِرَةٍ وَحَسَّاسَةٌ لِلْبَرْدِ.

Bazı köpek ırkları tüysüzdür ve soğuğa karşı hassastır.

مِنَ الصَّعْبِ الِانْطِلَاقُ فِي الْحَيَاةِ كَشَابٍّ عَدِيمِ الْخِبْرَةِ.

Genç ve tüysüz bir delikanlı olarak hayata atılmak zordur.