tıkız

مِنَ الصَّعْبِ جِدًّا زِرَاعَةُ النَّبَاتَاتِ فِي هَذِهِ التُّرْبَةِ الْمُتَرَاصَّةِ، فَالْجُذُورُ لَا تَسْتَطِيعُ التَّقَدُّمَ.

Bu tıkız toprakta bitki yetiştirmek çok zor, kökler ilerleyemiyor.

هَذَا الْحَجَرُ مَتِينٌ لِلْغَايَةِ لِأَنَّهُ يَتَمَتَّعُ بِبِنْيَةٍ مُتَمَاسِكَةٍ.

Tıkız bir yapıya sahip olduğu için bu taş çok dayanıklıdır.

İlişkili Kelimeler