tıkaç

Anlamlar

سِدَادَة — سِدَادَات

أغلقت فوهة الزجاجة بسدادة حتى لا ينسكب السائل الموجود بداخلها.

Şişenin ağzını bir tıkaç ile kapattım ki içindeki sıvı dökülmesin.

قَابِس — قَوَابِس

وضعت قابسا في فتحة الحوض، حتى يتجمع الماء.

Lavabonun deliğine bir tıkaç yerleştirdim, böylece su birikebilir.

صِمَام — صِمَامَات

يتم استخدام صمام ميكانيكي للتحكم في التدفق في الأنبوب.

Mekanik bir tıkaç, borudaki akışı kontrol etmek için kullanılıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler