tıkaçlamak

سَدَّ الرَّجُلُ الْأُنْبُوبَ بِقِطْعَةِ قُمَاشٍ.

Adam boruyu bir bez parçasıyla tıkaçladı.

حَشَتِ الْمَرْأَةُ فُوَّهَةَ الْمُرَطَّبَانِ بِالْقُطْنِ.

Kadın kavanozun ağzını pamukla tıkaçladı.

İlişkili Kelimeler