tıkanmak

انْسَدَّ مَصْرِفُ الْحَوْضِ بِسَبَبِ الشَّعْرِ الْمُتَرَاكِمِ.

Lavabo gideri saç yüzünden tıkandı.

كُنْتُ عَلَى وَشْكِ الِاخْتِنَاقِ بِسَبَبِ قِطْعَةِ لَحْمٍ أَثْنَاءَ تَنَاوُلِ الطَّعَامِ.

Yemek yerken bir parça et yüzünden tıkanmak üzereydim.

احْتَقَنَتِ الطُّرُقُ بِسَبَبِ كَثَافَةِ حَرَكَةِ الْمُرُورِ فِي الْمَدِينَةِ.

Trafik yoğunluğundan dolayı yollar tıkandı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler