tımarlamak

كَانَ السَّائِسُ يُنَظِّفُ الْحِصَانَ بِانْتِظَامٍ كُلَّ يَوْمٍ.

Seyis, atı her gün düzenli olarak tımarlardı.

اِعْتَنَى الْبُسْتَانِيُّ بِالْأَشْجَارِ بِعِنَايَةٍ.

Bahçıvan, ağaçları özenle tımarladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler