tını

لِكُلِّ نَغْمَةٍ فِي الْبِيَانُو نَبْرَةٌ مُمَيَّزَةٌ خَاصَّةٌ بِهَا.

Piyanodaki her notanın kendine özgü bir tınısı vardır.

انْتَشَرَ رَنِينُ الْأَجْرَاسِ فِي جَمِيعِ أَنْحَاءِ الْمَدِينَةِ.

Çanların tınısı tüm şehri sardı.

لِصَوْتِهَا لَوْنٌ جَمِيلٌ عِنْدَ الْغِنَاءِ.

Şarkı söylerken sesinin tınısı çok güzel.

İlişkili Kelimeler