tıpkı

هَذِهِ الصُّورَةُ مُطَابِقَةٌ لِلْأُخْرَى، لَا يُوجَدُ فَرْقٌ بَيْنَهُمَا.

Bu resim, tıpkı diğerine benziyor, aralarında hiçbir fark yok.

هُوَ تَمَامًا مِثْلُ وَالِدِهِ، شَخْصٌ مُجْتَهِدٌ جِدًّا.

O, tıpkı babası gibi çok çalışkan bir insan.

İlişkili Kelimeler